SEKTÖRDEN HABERLER
“Göllere ve Göletlere Yüzer GES'ler Yapılabilecek”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, barajlardaki kullanılabilir rezervuar alanları ile göl ve göletlere yüzebilen güneş enerjisi santrallerinin (GES) kurulabileceğini bildirdi.

Bakan Bayraktar, TBMM'de kabul edilen “Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Hedefimiz, her yıl 5 bin megavatlık yenilenebilir enerji kurulu gücünü devreye almak. Özellikle güneşte 3 bin 500 megavat, rüzgarda da bin 500 megavatlık olacak şekilde. Önümüzdeki 12 yıl boyunca toplam 60 bin megavatlık bir yeni kurulu güce ulaşmak istiyoruz. Meclisimize sunulan kanun teklifini de bu bağlamda değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Düzenleme ile barajlardaki kullanılabilir rezervuar alanlarına GES kurulabileceğini bildiren Bayraktar, "Sadece barajlara değil göllere ve göletlere de yüzer GES'ler yapılabilecek. İçme, kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile meri kanun çerçevesinde kalan kıyı ve sahil şeritleri kapsam dışında olacak. Dünyada da benzer örnekleri olan bu uygulama, bizi her yıl 5 bin megavatlık yenilenebilir enerji kurulu gücü hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracak. EÜAŞ'ın (Elektrik Üretim Anonim Şirketi) işlettiği barajlardaki kullanılabilir rezervuar alanlarının belirli kısımlarına GES kurulması, kesintisiz karbonsuz elektrik arzı anlamına geliyor. Bu da iklim değişikliği ile mücadelede ekonominin karbon fiyatlama yükünün azaltılmasına olumlu katkılar sunacaktır" dedi.

Kanun teklifinde bir diğer konunun da doğal gaz ticaretiyle ilgili olduğuna işaret eden Bayraktar, "Ülkemizi doğal gazda bir ticaret merkezi haline getirmek gibi bir hedefimiz var. Bu hedef doğrultusunda bu kanun teklifiyle hem yerli hem de ithal ettiğimiz doğal gazı ülkemizde sıvılaştırabileceğiz. Böylece doğal gazı LNG olarak doğrudan ve kolayca pazarlayabilmemizin önü açılacak. Kanun teklifiyle ayrıca verimlilik artırıcı projelere verdiğimiz destek üst limiti olan 5 milyon lira kaldırılıyor. Destek 1,5 milyon liradan 15 milyon liraya çıkıyor. Ağırlıklı olarak bakanlığımızı ve enerji alanını ilgilendiren bu kanun teklifinin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" açıklamasında bulundu.

Kaynak: DHA

“Türkiye'yi Batarya ve Enerji Depolama Teknolojilerinde Mega Yatırım Merkezi Haline Getireceğiz”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'yi batarya ve enerji depolama teknolojileri alanlarında mega yatırım merkezilerinden biri haline getireceklerini belirterek "Önümüzdeki dönemde yeni bir teşvik programını hayata geçireceğimizin müjdesini ilk kez duyurmak isterim" dedi.

Kacır, Tuzla'daki Ampherr Batarya Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda kritik teknolojilerde üretim üssü olma hedefine Türkiye'yi bir adım daha yaklaştıracak önemli bir tesisin açılışını yapmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Dünyanın savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği gibi çok boyutlu krizlerle karşılaştığı bir dönemde, Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna hız kesmeden devam ettiğine dikkati çeken Kacır, ülke ekonomisinin sanayi öncülüğünde son 14 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü anımsattı.

Bakan Kacır, bu başarılı büyüme ivmesinin arka planında güçlü siyasi iradenin, istikrarlı devlet politikalarının, milli ve özgün ürünleri önceleyen Ar-Ge ve yatırım planlamalarının yer aldığını vurguladı.

"Son 22 yılda inşa ettiğimiz güçlü AR-GE ve inovasyon ekosistemi ile imalat sanayimiz, daha rekabetçi ve yenilikçi bir yapıya kavuştu. Kritik ve ileri teknoloji alanlarında sunduğu ürün ve hizmetlerle küresel değer zincirinin vazgeçilmez bir oyuncusu haline dönüştü." diyen Kacır, Türkiye Yüzyılı'nda, Milli Teknoloji Hamlesine yeni başarı hikayeleri ekleyerek kritik teknolojilerde tam bağımsızlığı tahkim edecek, yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı kalkınmaya hız katacak yeni atılımlara odaklandıklarını kaydetti.

Yıllık 1,5 milyona yaklaşan üretimi ve 35 milyar doların üzerinde ihracatıyla Türkiye sanayisinin lokomotifi konumundaki otomotiv sektöründe, hızlı şehirleşmenin, dijitalleşmenin, deneyim odaklı müşteri eğilimlerinin ve yüksek hızda iletişimin sektörün istikametini yeniden tanımladığını belirten Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeni nesil elektrikli, otonom ve bağlantılı otomobilimiz Togg ile dönüşümüne ivme kazandırdığımız mobilite sektöründe, yeni trendlerin çizdiği perspektifi doğru anlamak ve tanımlamak ülkemizin rekabetçi ve sürdürülebilir üretim altyapısı için hayati öneme sahip. Bu anlayışla sektörün dönüşümüne rehberlik etmek adına 'Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası'nı kamuoyuyla paylaştık. Yol haritamızla elektrikli, bağlantılı ve otonom araçlardan test merkezlerine, batarya üretiminden yenilikçi enerji teknolojilerine kadar mobilite sektöründe atacağımız tüm adımları somutlaştırdık. Sektörle sıkı iş birliği içinde hazırladığımız, gelecek vizyonumuzu ortaya koyduğumuz yol haritamızdaki projeleri hayata geçirerek elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların ülkemizde pazar payını 2030'da yüzde 35'e, bu araçlarda yerlilik oranımızı yüzde 75'e çıkarmayı hedefliyoruz."

Mobilite ve yenilikçi teknoloji alanlarında koydukları tüm hedeflere ulaşmak için batarya ve enerji depolama teknolojilerini stratejik bir alan olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Kacır, küresel ölçekte elektrikli araç satışlarının arttığını, iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak karbon-nötr teknolojilerinin yaygınlaştığını anımsattı.

Bakan Kacır, batarya ve enerji depolama teknolojileri alanındaki yatırımlara yönelimin de katlanarak yükseldiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bugün dünyada batarya üretim kapasitesi 2,6 terawatt (TW) saat düzeyindeyken, 2030'a geldiğimizde bu rakamın 3,5 misline yani 9 TW saate ulaşacağı öngörülüyor. Bu tabloda elektrikli araçlar ve mobilite sektöründeki öncü olma iddiamızı kuvvetlendirmek ve pazar payımızı arttırarak ülkemizi, 'bölgesel batarya üretim üssü' haline getirmek istiyoruz. Bu amaç doğrultusunda yatırımlarımızı hızlandırıyor, batarya ve enerji depolama teknolojilerinin geliştirilmesini ve üretimini öncelikli olarak destekliyoruz. Bu kapsamda bugüne kadar sabit yatırım tutarı 78 milyar lirayı bulan ve 6 bine yakın kişiye ilave istihdam sağlayacak, biri bugün açılışını yaptığımız fabrika olmak üzere 16 firmamızı teşvik sistemimizle destekliyoruz."

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın mobilite çağrısıyla enerji depolama ve batarya teknolojilerine yönelik 3 milyar lira büyüklüğündeki 4 yatırım ve AR-GE projesini harekete geçirdiklerini belirten Kacır, ayrıca TÜBİTAK Burs ve Destek Programlarıyla son 5 yılda enerji depolama ve batarya teknolojileri alanında 316 proje ile 752 bilim insanı ve araştırmacıya 1,6 milyar lira destek sağladıklarını bildirdi.

Bunların yanında, batarya üretimindeki kritik ham madde ve madenlerin üretimi ve bu alandaki yatırımların planlamasıyla Türkiye'nin batarya tedarik zincirindeki konumunu da adım adım güçlendirmeye devam edeceklerini dile getiren Kacır, "Ülkemizi batarya ve enerji depolama teknolojileri gibi yenilikçi teknoloji alanlarında küresel ölçekteki mega yatırım merkezilerinden biri haline getireceğiz. Bunu yapmak adına, inşallah önümüzdeki dönemde yeni bir teşvik programını da hayata geçireceğimizin müjdesini de ilk kez buradan duyurmak isteri." diye konuştu.

Kaynak: AA

ABD'den Exxon Mobil Açıklaması

ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Amerikan Exxon Mobil şirketi ile görüşmesine ilişkin değerlendirmesinde, Avrupa ülkelerinin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve Rusya'ya bağımlılıklarının azaltılmasında Türkiye'nin önem taşıdığını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, günlük basın brifinginde Türkiye'nin ABD'li enerji şirketi Exxon Mobil ile görüşmesine ilişkin gündemi değerlendirdi.

Halen devam eden ticari görüşmelerle ilgili yorum yapmayacağını kaydeden Patel, bölgedeki tüm ülkeleri enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve Rusya'ya enerji bağımlılıklarını azaltma konusunda teşvik ettiklerini dile getirdi.

"Türkiye, Güney Gaz Koridoru'nun ev sahibi olarak Avrupa'nın enerji tedarikinin çeşitlendirilmesinde ve Rusya'dan bağımsızlaşmasında çok önemli bir rol oynuyor" diyen Patel, Ukrayna'daki savaş sürecinde Ankara'nın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) kaynaklarını çeşitlendirmek üzere adımlar attığını söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Exxon Mobil ile yaklaşık 1,1 milyar dolar tutarında 2,5 milyon ton sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) için görüşüldüğünü açıklamıştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Bayraktar, İngiliz Financial Times gazetesine verdiği röportajda, Türkiye'nin enerjideki bağımsızlığını artırmak için çeşitli adımlar attığını vurgulamıştı. Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacının neredeyse tamamını ithal ettiğini kaydeden Bayraktar, tek bir tedarikçiye bağımlı kalmadan yeni bir tedarik portföyü oluşturmayı hedeflediklerini belirtmişti.

Kaynak: BLOOMBERGHT

Elektrikte Kurulu Gücün 2028'de 184 Bin MW’yi Geçmesi Bekleniyor

Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), Türkiye'nin elektrikte halihazırda yaklaşık 108 bin MW olan kurulu gücünün 2028'de 184 bin 278 MW olabileceğini bildirdi.

TEİAŞ tarafından "5 ve 10 Yıllık Bağlanabilir Bölgesel Üretim Tesisi Kapasiteleri Raporu" yayımlandı. Buna göre, elektrikte kurulu gücün 2023'te 107 bin 800 MW olduğuna işaret edilen raporda, "Mevcut kurulu gücün 2028'de 184,3 GW, 2033'te ise 210,8 GW olması öngörülmektedir" ifadesi kullanıldı.

Raporda, iletim şebekeleri 15 bölgeye ayrılarak bölge bölge bağlanabilir ilave kapasite ve kurulu güçlere yer verildi.

Kaynak: AA

OEDAŞ Kırsal Kesimde Arızalanan Sokak Lambalarını Uzaktan Aydınlatacak

Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), hayata geçirdiği Ar-Ge projeleri ile akıllı enerji sistemlerini devreye alıyor. OEDAŞ bu kapsamda son olarak “Uzaktan Aydınlat Projesi” (Kırsal Kesim Sokak Armatürleri için Uzaktan Güvenli Aktif Etme Sistemi Ar-Ge Projesi) üzerinde çalışıyor.

Projenin çıkış noktası hakkında bilgi veren OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “Hizmet verdiğimiz beş il yaklaşık 50 bin kilometrekarelik bir alana yayılıyor ve bu şehirlerimizde toplam 1.826 köy bulunuyor. OEDAŞ olarak bölgemizin her bölgesine eşit hizmet götürebilmek için Uzaktan Aydınlat isimli yeni bir Ar-Ge projesi üzerinde çalışıyoruz. Elektrik dağıtım hatlarında ağaç dalı teması veya rüzgar gibi nedenlerle fiziki onarım gerektirmeyen ancak bizim geçici arıza olarak tanımladığımız, sokak aydınlatmalarının sönmesine yol açan arızalar oluşabiliyor. Bu arızalar sonucu atan sigortanın kaldırılması için ekiplerin bölgeye gitmesi gerekiyor. Ancak bu durum arızanın giderilme süresini uzattığı gibi hem fazla yakıt harcanmasına hem de zaman ve verimlilik kaybına yol açıyor. Özellikle kar, heyelan gibi zorlu koşullarda geçici arıza yaşanan bölgeye ulaşmak daha da zorlaşıyor. Üstelik iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle önümüzdeki süreçte karşılaşabileceğimiz zorlu hava koşulları nedeniyle bu geçici arızaların artma ihtimali de bulunuyor. OEDAŞ olarak tüm bunları değerlendirerek Uzaktan Aydınlat Projesi için Ar-Ge çalışmalarımıza başladık. Bu projeyle birlikte amacımız teknolojik imkanlar sayesinde bölgemize daha hızlı hizmet verirken daha az araç kullanacağımız için karbon ayak izimizi de azaltmak” değerlendirmesinde bulundu.

Laboratuvar çalışmaları devam eden projede, bu çalışmaların başarıyla sonuçlanması durumunda saha çalışmalarına başlayacaklarını söyleyen Yalçın, “Arıza süresini kısaltmak ve ekiplerimizin sadece bir sigorta kaldırmak için uzun bir yol gitmesini önlemek için hat direnci kontrol cihazı ile her gün otomatik olarak aydınlatma hattının enerjisi yokken direnç bilgisi alacağız. Bu bilgiler sistemin hafızasında tutulacak. Eğer o gece aydınlatmalarda bir arıza oluşmuş ise enerji verilmeden önce kısa devre kontrolü, hattın kopması gibi problemler olup olmadığı kontrol edilecek. Sistem tarafından normal raporu verilmesi durumunda uzaktan açma işlemini yapacağız. Bu sayede kırsal bölgelerdeki geçici arızaları en kısa sürede, güvenli bir şekilde giderecek teknolojiye kavuşacağız” diye konuştu.

Çoruh EDAŞ Trabzon’u Yatırımlarıyla Aydınlatıyor

Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde 6 kilometrelik güzergah üzerinde 5,8 milyon TL’lik aydınlatma yatırımını hayata geçiren Çoruh EDAŞ, son bir yıl içerisinde Trabzon’a toplam 1,2 milyar TL yatırım yaptı.

Çoruh EDAŞ, 2024 yılı yatırım programı kapsamında Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde Eynesil Tüneli-Beşikdüzü Şalpazarı güzergâhında yaklaşık 6 kilometrelik ilave aydınlatma yatırımı gerçekleştirdi. Toplam 5,8 milyon TL bütçesi olan yatırım kapsamında 8 bin 225 metre kablo, 178 adet direk ve 251 adet LED armatür montajı yapan Çoruh EDAŞ, bölgede bulunan akaryakıt istasyonu ve aydınlatma şebekesinin enerji ihtiyacını karşılamak adına 690 metrelik yüksek gerilim yeraltı şebekesi ile bir adet ilave trafo postası montajını da tamamladı.

Elektrik dağıtım hizmeti sundukları 5 ilde artan talebi karşılayabilmek adına yatırımlarına hız kesmeden devam ettiklerini belirten Çoruh EDAŞ Şirket Müdürü Mehmet Aydın, “Trabzon’da ve sorumlu olduğumuz tüm illerde her geçen gün sayısı artan abonelerimizin enerji ihtiyaçlarını karşılarken, aynı zamanda aydınlatma yatırımlarımızla da cadde ve sokaklarımızı daha modern ve güvenli bir hale getirmeyi hedefliyoruz. Elbette tüm projelerimizin odağında kesintisiz enerji arzı sunma hedefimiz ve müşteri memnuniyeti var” açıklamasında bulundu.

Aydın, “Çoruh EDAŞ olarak, güvenli ve ışıl ışıl bir Trabzon için çalışırken öncelikli olarak yaya ve araç güvenliğini sağlamayı amaçlıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz her ilde müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarma hedefimiz doğrultusunda aydınlatma, yenileme, bakım ve onarım çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

DÜNYADAN HABERLER
Wood Mackenzie: Enerji Dönüşümündeki Gecikme Yatırımları Etkileyecek

Danışmanlık şirketi Wood Mackenzie tarafından hazırlanan bir rapora göre, karbondan arındırma çabalarında beş yıllık bir gecikme, küresel ortalama sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin 3 santigrat derece üzerine çıkmasına ve küresel ortalama harcamalarda yüzde 55'lik bir düşüşe neden olabilir.

Düşük karbonlu enerji kaynaklarına geçişte beş yıllık bir gecikmenin etkisi, Wood Mackenzie'nin 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli olduğunu tahmin ettiği yıllık ortalama harcamaların 1,7 trilyon dolar altında kalıyor. Net sıfıra ulaşmak için gereken 75 trilyon dolara kıyasla, böyle bir gecikmeyle toplam yatırım 48 trilyon dolara düşebilir.

Wood Mackenzie en son enerji dönüşümü görünümünü Eylül 2023'te yayınladı. O zamandan bu yana, dünya genelinde siyasi belirsizlikler, enflasyon ve seçimler nedeniyle düşük karbonlu enerjiye geçişte gecikme riskleri arttı. Geçen yıl BM iklim görüşmelerinde ülkeler, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmak için küresel fosil yakıt tüketimini azaltmaya başlamayı kabul etti. Ülkeler küresel ısınmayı sanayi öncesi sıcaklıkların 1.5C üzerinde tutmayı zaten kabul etmişlerdi.

Wood Mackenzie senaryolar ve teknolojiler başkan yardımcısı Prakash Sharma, “2024 yılında küresel nüfusun yarısının sandık başına gideceği düşünüldüğünde, ABD ve Avrupa gibi başlıca emisyon salan ülkelerdeki siyasi gerçekler ve iklim şüpheciliği, seçmenlerin ekonomik güvenlik ve fiyat istikrarı arayışları nedeniyle geçişe olan desteği azaltabilir” dedi.

Kaynak: REUTERS

Microsoft'tan 10 Milyar Dolarlık Yenilenebilir Enerji Yatırımı

Microsoft tarafından yapılan açıklamaya göre şirket, yapay zeka ve veri merkezlerine yönelik artan talebi karşılamak üzere yenilenebilir enerji kapasitesi geliştirmek için 10 milyar dolardan fazla yatırım yapmak üzere Brookfield Asset Management ile bir anlaşma imzaladı.

Anlaşma kapsamında Brookfield, Microsoft için 2026 ve 2030 yılları arasında ABD ve Avrupa'da 10,5 gigawatt (GW) yenilenebilir enerji sağlayacak. Şirketler bu anlaşmayı iki kurumsal ortak arasında imzalanan en büyük tek elektrik alım anlaşması olarak tanımladı.10,5 GW’lik yenilenebilir kapasite, dünyanın en büyük veri merkezi pazarı olan Kuzey Virginia'daki veri merkezleri tarafından tüketilen 3,5 GW’lik elektrikten 3 kat daha büyük.

Şirketler tarafından yapılan açıklamada, anlaşmanın kapsamının ABD ve Avrupa'nın yanı sıra Asya, Latin Amerika ve Hindistan'daki ek enerji kapasitesini de içerecek şekilde genişleyebileceği ifade edildi. Anlaşma rüzgar, güneş ve yeni karbonsuz teknolojilere odaklanacak.

ABD, yapay zekanın ortaya çıkışının ABD'de yarı iletken ve batarya üretiminin genişlemesi ve ülkenin araç filosunun elektrifikasyonu ile aynı zamana denk gelmesi nedeniyle artan elektrik talebiyle karşı karşıya. Nisan ayında yayınlanan bir Wells Fargo Araştırma notuna göre, on yıllık sabit büyümenin ardından, ABD'deki toplam elektrik tüketiminin on yılın sonuna kadar yüzde 20 oranında artması bekleniyor. Microsoft’un 2030 yılına kadar elektriğinin yüzde100'ünü sıfır karbonlu enerji alımlarıyla karşılama sözü bulunuyor.

Kaynak: CNBC

Iberdrola İspanya'daki Doğal Gaz Santrallerini 4-5 Yıl İçinde Kapatacak

İspanyol enerji şirketi Iberdrola, İspanya'daki yedi kombine çevrim gaz santralini dört ya da beş yıl içinde kapatmayı planlıyor. Kapatma, şirketin 2030 yılına kadar üretim ve tüketimde, 2040 yılına kadar ise değer zinciri genelinde sıfır emisyon hedefiyle uyumlu olacak. Iberdrola, 2024'ün ilk çeyreğine ilişkin geçici enerji raporuna göre, İspanya'daki yedi kombine çevrim enerji santralinde 5 bin 695 MW ve dünya genelinde toplam 7 bin 840 MW kurulu gaz yakıtlı kapasiteye sahip. Kombine çevrim gaz portföyü, bu yılın başlarında Meksika hükümeti ile yapılan bir anlaşmayla Meksika'daki 8 bin 436 MW'lık satışın ardından daha düşük hale geldi.

Şirket, 2024-2026 dönemi için harcamalarının 1,5 milyar Euro'luk bölümünü ayırdığı enerji depolamaya, özellikle de pompaj depolamalı hidroelektriğe yatırım yaparak sisteme esneklik katmayı planlıyor.

Kaynak: RENEWABLESNOW

Karbon Yakalama ve Depolama Projelerinde Yüksek Maliyet İptal Getirdi

Edmonton merkezli Capital Power, Alberta’daki gazla çalışan Genesee üretim istasyonundan üç megatona kadar sera gazı emisyonunu yakalamayı amaçlayan 2,4 milyar Kanada doları tutarındaki karbon yakalama ve depolama (CCS) projesinden vazgeçtiğini duyurdu. Şirket yaptığı açıklamada, “Projeyi geliştirmemiz sayesinde CCS’nin teknik olarak uygulanabilir bir teknoloji olduğunu doğruladık. Ancak şu anda proje ekonomik olarak uygun değil” dedi.

Analistler, Kanada'nın en büyük karbon yakalama ve depolama planını rafa kaldıran şirket kararının büyük olasılıkla finansal belirsizlik ve teknolojik risklerin bir sonucu olduğunu öne sürüyor.

Bir temiz enerji düşünce kuruluşu olan Pembina Enstitüsü'nden Scott MacDougall, Capital Power'ın 2,4 milyar dolarlık Genesee projesini sürdürmeme kararının, bunu takip edecek başka iptallerin sinyali olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Ancak Calgary Üniversitesi'nde enerji dönüşümü üzerine çalışan Sara Hastings-Simon, geri adım atmanın bazı karbonsuzlaştırma stratejilerinin aksine karbon yakalamanın maliyet getirdiğinin altını çizdiğini söyledi. Simon, “Bazı insanlar bunun dekarbonizasyon çözümümüzün büyük bir parçası olacağını söylediğinde, asıl soru bunun bedelini kimin ödeyeceğidir” ifadesini kullandı.

Karbon yakalama, karbondioksit gibi iklimi değiştiren gazları egzozdan ayırırken yeraltının derinliklerinde hapsediyor. Çimento üretiminden petrol kumlarına kadar birçok sektör, karbon emisyonlarını azaltmanın en umut verici yollarından biri olarak görüyor.

Kaynak: CBC.CA

HAFTANIN RAPORU

Avrupa'da Yabancı Yatırımcıların Risk Sıralamasında "Enerji" İkinci Sırada

Denetim ve danışmanlık firması EY'nin Avrupa'da yabancı yatırımlara ilişkin raporunda, piyasadaki risklere odaklanıldı. Raporda, gelecek üç yıl içinde Avrupa'yı etkileyen ana risklerin neler olduğu sorusu gündeme geldiğinde, yabancı yatırımcıların ön planda tuttuğu endişeler şu şekilde sıralandı; artan düzenleyici adımlar, istikrarsız enerji fiyatları, güvenliği ve siyasi istikrarsızlık.

Rapor Avrupa'nın karbon düzenlemeleri, veri koruma yönetmelikleri ve yapay zeka kullanımının güvenliği gibi alanlarda attığı düzenleyici adımlara dikkat çekti. Yatırımcılar, genişleyen düzenleyici çerçevenin Avrupa'daki işletmelerin büyüme potansiyelini ve esnekliğini kısıtlayabileceği endişesini taşıyor. Enerji fiyatları ve güvenliği konusu ise raporda ikinci sırada yer aldı. Yatırımcılar, son iki yılda Avrupa'da yaşanan enerji krizlerinin etkilerini dile getirerek, bu konuya dair ciddi endişelerini ifade ettiler.

Raporun tamamına BURADAN ulaşabilirsiniz.

İNFOGRAFİK / GRAFİK