555. Sayı
Yenilenebilir enerji üretimi mayısta zirveye ulaştı, kömür 22 yılın en düşük seviyesine geriledi
Türkiye'de mayısta yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı yüzde 72,3'e ulaşarak son 26 yılın en yüksek seviyesini gördü. Aynı dönemde kömürün elektrik üretimindeki payı yüzde 17 ile son 22 yılın en düşük düzeyine geriledi. AA muhabirinin Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerinden derlediği bilgilere göre, mayısta hem aylık hem de saatlik bazda yenilenebilir enerji üretiminde tarihi seviyeler kaydedildi. Bu dönemde, 24 Mayıs saat 13.00 itibarıyla yenilenebilir enerji kaynaklarının anlık elektrik üretimindeki payı yüzde 84'e ulaşarak son 12 yılın en yüksek saatlik seviyesine çıktı. Önceki rekor, Nisan 2024'te yüzde 83 olarak kayıtlara geçmişti. Mayısta güneş ve rüzgar santralleri, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 23'ünü karşıladı. Böylece iki kaynak, nisanda ilk kez geride bıraktıkları kömür santrallerinden üst üste ikinci ayda da daha fazla elektrik üretti.
Alternatif akım sistemlerini geliştirerek elektriğin güvenli ve uzun mesafelere verimli şekilde iletilmesine önemli katkılar sağladı.Nikola Tesla (1856–1943)
BU HABERLERİ DUYDUNUZ MU?
Türkiye hidroelektrikte Avrupa’nın ikinci büyük gücü oldu
Türkiye, geçen yıl hidroelektrikte toplam kurulu gücünü yaklaşık 32 bin 294 megavatlık seviyesine taşıyarak Avrupa kıtasında ikinci sırada yer aldı. Türkiye, Avrupa kıtasında Norveç'in hemen ardından en büyük ikinci hidroelektrik kurulu güç kapasitesiyle, Fransa, İspanya ve İtalya gibi gelişmiş ekonomileri geride bırakarak yaklaşık 32 bin 294 megavatlık kapasiteyle dünyada ve Avrupa'da üst sıralardaki yerini sağlamlaştırdı. Uluslararası Hidroelektrik Derneği (IHA) tarafından yayımlanan "2026 Dünya Hidroelektrik Görünümü" raporundan derlenen verilere göre, Türkiye, dünya genelindeki sıralamada ise Çin, Brezilya, ABD, Kanada, Hindistan, Rusya, Japonya ve Norveç'in ardından dünyanın en büyük 9'uncu hidroelektrik kapasitesine sahip ülkesi olarak kayıtlara geçti. Rapora göre, geçen yıl dünya genelinde hidroelektrik kurulu gücü 1469 gigavata ulaşırken bunun 1269 gigavatını konvansiyonel hidroelektrik santraller, 201 gigavatını ise pompaj depolamalı hidroelektrik tesisleri oluşturdu. Geçen yıl toplam 28 gigavat yeni hidroelektrik kapasitesi devreye alınırken pompaj depolamalı santraller tarihindeki en yüksek yıllık kapasite artışını kaydetti. Küresel hidroelektrik üretimi ise geçen yıl 4 bin 495 teravatsaat seviyesinde gerçekleşti. Bu miktar, dünya genelindeki rüzgar ve güneş enerjisi üretiminin toplamına yakın seviyeye ulaşarak hidroelektriğin halen dünyanın en büyük yenilenebilir elektrik kaynağı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Türkiye rüzgarda 5'inci, güneşte 10'uncu büyük kurulum pazarı oldu
Türkiye 2025'te rüzgar enerjisi kurulumlarında dünyada 5'inci, güneş enerjisi kurulumlarında ise 10'uncu sırada yer aldı. Uluslararası enerji analiz ve araştırma kuruluşu BloombergNEF'in (BNEF) Türkiye'nin enerji dönüşümünü ele aldığı "Turkey Transition Factbook 2026" raporunda, yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri, batarya ve elektrikli araç ekosistemi, temiz sanayi, karbon piyasaları ve enerji dönüşümünün finansmanına ilişkin mevcut durum ile 2035 ve 2050 projeksiyonları değerlendirildi. Türkiye'nin geçen yıl rüzgar enerjisi kurulumlarında dünyada 5'inci, güneş enerjisi kurulumlarında ise 10'uncu sırada yer aldığı bilgisine yer verilen rapora göre, ülke her iki teknolojide de dünyanın lider pazarları arasında yer alıyor. Bu kapsamda, Türkiye'de 2026-2035 döneminde toplam 25 gigavatlık yeni rüzgar enerjisi kapasitesinin devreye alınacağı öngörülüyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) projelerinin söz konusu dönemde yeni rüzgar kurulumlarının yaklaşık yüzde 37'sini oluşturması bekleniyor.
Kaynak: İstanbul Ticaret Gazetesi
Yapay Zeka Devrimi, Zekadan Çok Elektriğe İhtiyaç Duyuyor
Önümüzdeki birkaç yıl içinde, sektör liderlerinin giderek daha sık "yapay zeka fabrikaları" olarak adlandırdığı alanlara, yani gelişmiş işlemciler, ağ ekipmanları, soğutma sistemleri ve büyük şehirlerle yarışacak düzeyde elektrik ihtiyacına sahip devasa yerleşkelere trilyonlarca dolar akıtılacak. McKinsey, yapay zeka bağlantılı altyapı harcamalarının 2030 yılına kadar 5 trilyon doları aşabileceğini tahmin ederken; JLL, geliştiricilerin aynı dönemde yaklaşık 100 gigavatlık yeni veri merkezi kapasitesine ihtiyaç duyabileceğini öngörüyor. Bu büyümenin devasa ölçeği, yatırımcıların yapay zekâya bakış açısını da değiştirmeye zorluyor. Son üç yıldır tüm dikkatler çipler, modeller ve yazılımlar üzerindeydi. Ancak yapay zeka yarışındaki açık ara en kıt kaynak: Enerji. Sektörün elektrik şebekesinin fiziksel sınırlarıyla hızla karşı karşıya gelmesiyle birlikte, ilgi ve sermaye artık tamamen enerjiye kayıyor.
Yılın ilk yarısında 81 bin 331 adet elektrikli araç satıldı
Türkiye’de Ocak-Haziran döneminde satılan otomobillerin yüzde 18,5’ini elektrikli araçlar oluşturdu. Hibrit otomobillerin payı da %33 oldu. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) yayınladığı Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Raporuna göre, 2026 yılı Haziran ayında otomobil ve hafif ticari araç satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %11,44 azalarak 105 bin 41 adet oldu. Yılın ilk 6 ayındaki satışlar da bir önceki yılın aynı dönemine göre %8,19 oranında azalarak 558 bin 179 adet olarak kayıtlara geçti.Yılın ilk yarısında otomobil satışları bir önceki yıla göre yüzde 9,79 azalarak 440 bin 234'e, hafif ticari araç satışları da yüzde 1,69 düşüşle 117 bin 945'e geriledi.
AB'nin ilk çeyrek elektrik üretiminin yüzde 45,5'i yenilenebilir kaynaklardan gerçekleştirildi
Avrupa Birliği'nde (AB) 2026'nın ilk çeyreğinde üretilen elektriğin yüzde 45,5'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), AB ülkelerinde 2026'nın ilk çeyreğine ilişkin elektrik üretim verilerini yayımladı. Buna göre, yılın ilk çeyreğinde AB'de üretilen elektriğin yüzde 45,5'i yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildi. Bu oran, geçen yılın aynı döneminde yüzde 42,7 seviyesinde bulunuyordu. Böylece yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı bir yılda 2,8 puan arttı. AB'de yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrikte en büyük payı yüzde 44,9 ile rüzgar enerjisi aldı. Rüzgarı yüzde 28 ile hidroelektrik, yüzde 17,3 ile güneş enerjisi izledi. Kalan üretim ise biyoyakıtlar ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir kaynaklardan sağlandı.
Çin'in 2030'a kadar yaklaşık 3 trilyon dolarlık enerji yatırımı elektriğe odaklanıyor
Çin, 2030'a kadar enerji sektöründe yaklaşık 20 trilyon yuan (2,9 trilyon dolar) yatırım yaparak elektrik üretim kapasitesi, iletim altyapısı ve temiz enerji teknolojilerini büyütmeyi hedefliyor. Ülkenin yeni enerji planında yatırımların büyük bölümü elektrik üretimi ve şebeke altyapısına yönlendirilirken, rüzgar ve güneş enerjisinin elektrik sisteminin temelini oluşturması öngörülüyor. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 15'ini, doğal gaz tüketiminin yüzde 10'unu ve kömür tüketiminin yüzde 55'ini gerçekleştiren Çin, 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın enerji bölümünü 26 Haziran'da açıkladı. Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) ile Ulusal Enerji İdaresi (NEA) tarafından yayımlanan "Yeni Enerji Sistemi İnşası Planı", ülkenin enerji yapısını fosil yakıt ağırlıklı sistemden fosil dışı kaynakların ağırlık kazandığı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlıyor. Plan kapsamında öngörülen yaklaşık 2,9 trilyon dolarlık yatırımın yüzde 65'i elektrik üretim tesislerine, yüzde 25'i şebeke altyapısına, kalan yaklaşık yüzde 10'u ise yeşil hidrojen, sanal santraller ve yapay zeka destekli enerji sistemlerine ayrılacak.
Türkiye'nin küresel elektrifikasyon hedefine uluslararası aktörlerden güçlü destek
Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçen ay Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nda, dünyada nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılmasını hedefleyen girişimi açıklamıştı. Elektrifikasyon, insanların ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamak üzere elektrik sistemlerinin genişletilmesi ve fosil yakıt kullanımının, elektrifikasyona dayalı ulaşım, ısıtma, soğutma, yemek pişirme ve endüstriyel süreçlerle ikame edilmesi anlamına geliyor. COP31 Başkanlığının bu kapsamda ortaya koyduğu hedefe yönelik küresel çapta girişimler hız kazandı. İngiltere, Avrupa Komisyonu, Avustralya, Türkiye ve Etiyopya'nın desteklediği, dünya çapında 40 kurum ve kuruluşun liderliğinde, geçen hafta "Electrify Now" (Şimdi Elektriklendir) girişimi başlatıldı. Bu girişim hükümetlerin ulusal ve yerel eylem planları, politikalar ve elektrik teknolojisinin yaygınlaştırmasını, artan elektrik talebinin yenilenebilir enerji ve yeni teknolojilerle karşılanmasını, büyük ölçekli yatırım ve finansmanı harekete geçirmesini talep ediyor. Türkiye dahil 18 ülkede iş dünyasından yaklaşık 2,000 yöneticiyle yapılan güncel bir araştırmaya göre, iş dünyası liderlerinin yüzde 91'i elektrifikasyonun enerji güvenliğini artıracağını ve yüzde 79'u da enerji sektöründeki istikrarsızlıkların elektrifikasyona geçişi daha acil bir ihtiyaç haline getirdiğini düşünüyor. Bu liderlerin 90'ı ülkelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı bir elektrik sistemine geçişin ekonomik büyümeyi hızlandıracağını, yüzde 88'i ise elektrifikasyonunun işletmelerinin rekabet gücünü artıracağını ifade ediyor. Ancak ankete katılanların yüzde 72'si, hükümet politikalarının bu konuda geride kaldığını belirtiyor.
EPDK yılın ikinci yarısı için YEKDEM maliyetlerini güncelledi
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), temmuz ve sonrası için Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) maliyetlerini güncelledi. EPDK’nın konuya ilişkin Kurul kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik” kapsamında temmuz ve sonrasında tedarik edilen birim enerji miktarı başına öngörülen YEKDEM maliyetleri yeniden belirlendi. Bu kapsamda temmuz için öngörülen YEKDEM maliyeti, megavatsaat başına 423,99 lira olarak hesaplandı. Söz konusu maliyetin ağustosta 450,45 lira, eylülde ise 581,14 lira olması öngörüldü. YEKDEM maliyeti ekim için megavatsaat başına 526,39 lira, kasım için 488,86 lira ve aralık için 393,75 lira olarak belirlendi.
Tarım Bakanlığı’ndan çiftçiye yapay zeka desteği! Tarlada dijital dönüşüm başlıyor
Çiftçinin girdi maliyetlerini düşürüp verimi artıracak dijital dönüşüm başlıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı; yapay zeka, tarım robotları, güneş enerjisi ve yağmur hasadı yatırımlarını hibe kapsamına aldı. Program için başvurular 3 Temmuz’a kadar yapılabilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsal kalkınma desteklerinde teknoloji odaklı yeni bir dönemi başlatıyor. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında yapay zeka tabanlı karar destek sistemleri, akıllı tarım uygulamaları, tarım robotları, görüntü işleme teknolojileri ve veri yönetim altyapıları destek kapsamında yer aldı. Böylece üreticilerin dijital teknolojilere yatırım yaparak daha verimli ve düşük maliyetli üretim yapmasının önü açılacak. Destek kapsamına alınan teknolojilerle birlikte tarımsal üretimde veriye dayalı yönetimin yaygınlaşması hedefleniyor. Yapay zeka destekli sistemler sulama, gübreleme ve üretim planlamasında karar süreçlerine katkı sağlayabilecek. Sensörler sayesinde ise toprak ve çevre şartları anlık olarak takip edilebilecek. Böylece su ve gübre gibi girdiler daha etkin kullanılacak ve üretim maliyetleri azaltılacak. Özellikle iklim değişikliğine bağlı risklerin arttığı dönemde kaynak kullanımının daha verimli yönetilmesine katkı sağlayacak.
Yenilenebilir enerji geçen yıl 480 milyar dolarlık fosil yakıt maliyetinin önüne geçti
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'na (IRENA) göre, yenilenebilir enerji kapasitesi ile geçen yıl yaklaşık 480 milyar dolarlık fosil yakıt maliyetinin önüne geçildi. IRENA'nın 2025 Yenilenebilir Enerji Üretim Maliyetleri raporuna göre, 2025'te devreye alınan kamu hizmeti ölçeğindeki yenilenebilir enerji kapasitesinin yüzde 90'ından fazlası, en düşük maliyetli yeni fosil yakıtlı alternatife kıyasla daha düşük maliyetle elektrik üretti. Yenilenebilir enerjinin fosil yakıtlara karşı maliyet avantajı 2025'te daha da arttı. Güneş fotovoltaik (PV) enerjisinin üretim maliyeti 2024 seviyesini koruyarak megavatsaat başına 44 dolar olarak gerçekleşirken, rüzgar enerjisinde maliyetler düşmeye devam etti. Kara tipi rüzgar enerjisinin maliyeti yüzde 4 azalarak megavatsaat başına 33 dolar, deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisinin maliyeti ise yüzde 3 düşerek megavatsaat başına 78 dolara geriledi. Buna karşılık, ABD'de yaşanan gaz türbini arz sıkıntısı, yeni bir kombine çevrim santralinin yatırım maliyetini yaklaşık iki katına çıkardı. İtalya, Almanya ve Japonya gibi doğal gaz fiyatlarının yüksek olduğu pazarlarda ise elektrik üretim maliyetleri megavatsaat başına 100 dolara yaklaştı. Ayrıca, Orta Doğu'daki krize ilişkin süregelen belirsizliklerin doğal gaz fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması bekleniyor. Rapora göre, toplamda, kurulu yenilenebilir enerji kapasitesi 2025'te yaklaşık 480 milyar dolar tutarında fosil yakıt maliyetinin önüne geçti.
TOBB Enerji Meclisi Başkan Yardımcısı Aşık, Elektrifikasyon ve Türkiye'nin Şebeke Altyapısının Geleceğini Değerlendirdi
BloombergHT'de yayınlanan Gelecek Enerji programının 26 Haziran'daki konuğu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Enerji Meclisi Başkan Yardımcısı Cem Aşık oldu. Programda Türkiye'nin enerji sektöründeki tarihsel dönüşümü, depolama teknolojilerinin stratejik önemi ve elektrikli araçların şebekeye olan etkileri gibi temel konular kapsamlı bir şekilde ele alındı. Aşık, Türkiye'nin 2001 yılından itibaren serbest piyasa yapısına geçerek büyük bir dönüşüm hikayesi yazdığını ve özel sektörün sadece elektrik üretimi alanına 100 milyar doların üzerinde yatırım yaparak kurulu gücü 126 GW seviyelerine taşıdığını belirtti. Türkiye'nin enerji arz güvenliği konusunda başarılı bir politika izlediği, ancak küresel maliyet artışlarının baskısını hissettiği ifade edildi. Geleceğin enerji teknolojileri değerlendirilirken özellikle depolama sistemleri bir oyun değiştirici olarak tanımlandı. Programda, depolamanın yenilenebilir enerji yatırımlarının önünü açan ve şebeke esnekliğini sağlayan en kritik teknoloji olduğu vurgulanırken, pillerin zamanla maliyetleri düşürerek enerji fiyatlama modellerini de kökten değiştirebileceği not edildi. Bunun yanı sıra nükleer enerjide küçük modüler reaktörlerin veri merkezleri gibi alanlarda kesintisiz enerji sunabileceği, hidrojenin ise elektrifikasyonun zor olduğu sanayi kollarında doğal gaza alternatif bir karbon azaltma yöntemi olarak öne çıkacağı belirtildi. Elektrikli araçların yaygınlaşmasının şebeke üzerindeki etkileri konusunda Türkiye'nin 2030 projeksiyonlarında bir arz sorunu beklenmediği, araçların toplam tüketimdeki payının yaklaşık yüzde 1 seviyesinde kalacağı kaydedildi. Ancak asıl zorluğun şarj istasyonlarının yoğunlaştığı noktalarda dağıtım şebekesinin yönetilmesinde yaşanacağı, bu darboğazın aşılması için akıllı şarj teknolojileri ve yerinde depolama çözümlerinin hayati önem taşıyacağı vurgulandı. Aşık, Türkiye'nin 2053 net sıfır karbon hedefi ve Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP 31 zirvesinin, iklim diplomasisi açısından dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi. Programda son olarak enerji sektörünün dijitalleşme ile birlikte kabuk değiştirdiği ve yeni nesil iş gücü için veri analitiğinden sahaya kadar çok geniş bir kariyer fırsatı sunduğu paylaşıldı.
EDAŞ GÜNDEMİ
Türkiye’nin elektrik dağıtım şirketlerine dair önemli gelişmeler
SEDAŞ orman yangınlarına karşı önleyici tedbirleri güçlendirmeyi sürdürüyor
Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ (SEDAŞ), yaz dönemiyle birlikte enerji nakil hatlarında yürüttüğü planlı bakım çalışmaları kapsamında orman yangınlarına karşı önlem almaya devam ediyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Sakarya, Kocaeli, Düzce ve Bolu'da elektrik dağıtım faaliyetlerini yürüten SEDAŞ, ormanlık alanlarda gerçekleştirdiği koridor açma, budama ve yangın önleme uygulamalarıyla şebeke güvenliğini güçlendirmeyi ve olası riskleri azaltmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yürütülen çalışmalar kapsamında, enerji nakil hatları çevresinde önleyici bakım uygulamaları gerçekleştiriliyor. Çalışmalar şebeke güvenliğinin güçlendirilmesine ve yangın risklerinin azaltılmasına katkı sağlıyor.(30.06.2026)
Şanlıurfa'da 3 bin hanenin ihtiyacını karşılayabilecek 29 kaçak trafo tespit edildi
Dicle Elektrik, tarımsal sulama sezonunun başlamasıyla enerji arz güvenliğini korumaya yönelik denetimleri kapsamında Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde toplam gücü 4 bin 440 kilovolt-amper (kVA) olan 29 kayıt dışı kaçak trafo tespit etti. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Dicle Elektrik, tarımsal sulama sezonunun başlamasıyla artan kaçak elektrik tüketimini yapay zeka destekli analizler ve dron teknolojisiyle mercek altına aldı. Bu kapsamda Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesine bağlı Yağızlar, Fareli, Kızlarsarayı ve Sağırtaş mahallelerinde gerçekleştirilen dronlu kontrollerde, toplam güçleri 4 bin 440 kVA olan 29 kayıt dışı kaçak trafo tespit edildi. Yapılan incelemelerde trafoların en küçüğünün 50 kVA, en büyüğünün ise 250 kVA gücünde olduğu kaydedildi. Bu trafoların günlük 3 bin hanenin enerji ihtiyacına eşdeğer kapasiteye sahip olduğu da belirlendi.(30.06.2026)
Aras Elektrik’ten 1,7 milyar TL’lik bakım hamlesi
Aras Elektrik, hizmet verdiği Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Erzurum, Kars ve Iğdır illerinde elektrik arz güvenliğini artırmak ve şebeke altyapısını güçlendirmek amacıyla planlı bakım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Şirket, enerji dağıtım hatlarında modernizasyon, bakım-onarım ve yenileme faaliyetlerini sürdürürken, 5. Uygulama Dönemi (2026-2030) kapsamında, dönemin ilk yılı olan 2026'da bölge genelinde gerçekleştirilecek bakım faaliyetleri için toplam 1 Milyar 702 Milyon TL tutarında bakım çalışması planladı. Planlanan bakım programı kapsamında, elektrik şebekesinin sürdürülebilirliği ve kesintisiz enerji arzının sağlanması amacıyla alçak gerilim (AG) ve yüksek gerilim (YG) havai hat bakımları ile ağaç budama çalışmaları, trafo ve pano bakımları, dağıtım merkezi bakımları ile aydınlatma armatürü bakımları başta olmak üzere birçok envanterde bakım faaliyeti hayata geçirilecek. Söz konusu çalışmalarla şebeke ekipmanlarının performansının artırılması, drone tabanlı şebeke kontrolü ile olası arızaların önceden tespit edilerek önlenmesi, enerji sürekliliğinin güçlendirilmesi ve abonelere daha kaliteli hizmet sunulması hedefleniyor.(01.07.2026)
Adm Elektrik'ten 30 Haziran Koruyucu Aile Gününe Özel Video
Adm Elektrik, 30 Haziran Koruyucu Aile Günü dolayısıyla yayımladığı özel video ile koruyucu aileliğin önemine dikkat çekti. Şirket, sevginin ve dayanışmanın çocukların hayatındaki dönüştürücü gücünü vurgulayarak, koruyucu ailelere teşekkür etti. Şirket tarafından yapılan paylaşımda, "Bir çocuğun dünyasını sevgiyle aydınlatmak, geleceğe bırakabileceğimiz en güzel enerjidir. Kalplerini ve yuvalarını açarak bir çocuğun hayat yolculuğuna ışık olan, onlara güvenli bir gelecek sunan tüm koruyucu ailelerimizin Koruyucu Aile Günü kutlu olsun. Toplumun temel taşı olan aile birliğini ve çocuklarımızın mutluluğunu destekleyerek, enerjimizi iyiliğe dönüştürmeye devam ediyoruz." ifadelerine yer verildi.(01.07.2026)
Başkent EDAŞ, NATO Zirvesi Boyunca Kesintisiz Enerji Sağlayacak
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde hazırlıklarını tamamlayan Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin üç şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, son 5 yılda yaptığı 34,2 milyar TL yatırımla Ankara'nın enerji altyapısını güçlendirdi. Düzenli olarak yürütülen çalışmalar kapsamında kritik enerji hatları, dağıtım merkezleri ve aydınlatma sistemlerinde bakım ve iyileştirme faaliyetleri tamamlandı. Güçlü şebeke altyapısı, dijital izleme kabiliyeti ve deneyimli saha ekipleriyle Başkent EDAŞ, zirve boyunca kesintisiz ve güvenilir enerji arzı için tüm hazırlıklarını tamamladı ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonu doğrultusunda sürdürülebilir projeleri hayata geçiren Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Başkent EDAŞ, Ankara’da yapılacak NATO zirvesi için kapsamlı çalışmalarını sürdürüyor. 3,3 milyondan fazla abonenin yaşadığı başkentte gerçekleştirilecek zirve öncesinde düzenli bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını tamamlayan şirket, etkinlik boyunca enerji arzının güvenli ve kesintisiz bir şekilde sağlanması için faaliyet yürütüyor. 2025 yılında en çok yatırım yapan 4 elektrik dağıtım şirketinden biri olan ve yine 2025 yılında Ankara’ya 8,8 milyar TL yatırım gerçekleştiren Başkent EDAŞ, yaklaşık 23 bin trafo ve 70 bin kilometreden fazla enerji hattında yürüttüğü çalışmalarla, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi gibi uluslararası ölçekte gerçekleştirilecek organizasyonlarda ihtiyaç duyulan yüksek güvenilirliği destekleyen önemli bir altyapı oluşturuyor. 2021-2025 dönemini kapsayan 5 yıllık süreçte Ankara’da 34,2 milyar TL yatırımı hayata geçirerek şehrin altyapısını güçlendiren şirket, başkentin altyapısını geleceğin ihtiyaçlarına göre tasarlıyor.(04.07.2026)
Toroslar EDAŞ'tan Gaziantep'te 153 milyon lirayı aşan yatırım
Enerjisa Dağıtım Şirketleri bünyesindeki Toroslar EDAŞ, yaz aylarında artan elektrik tüketiminin şebeke üzerinde oluşturabileceği yükü karşılamak amacıyla Gaziantep'te 153 milyon lirayı aşan yatırımla 34 yeni trafo tesis ediyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Gaziantep'te kesintisiz ve güvenli enerji sunmayı yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir sorumluluk olarak değerlendiren Toroslar EDAŞ, yaz aylarında klima kullanımına bağlı oluşabilecek yük artışlarına karşı şebekesini önceden güçlendiriyor. Bu kapsamda, 2025-2026 döneminde yüzde 80 ve üzeri yük seviyesine ulaştığı belirlenen ve yaz aylarında aşırı yük nedeniyle kesinti riski taşıyan bölgeler analiz edilerek 27 proje hazırlandı. Şahinbey, Şehitkamil ve Nurdağı ilçelerinde toplam 30 mahalleyi kapsayan çalışmalar etaplar halinde sürdürülüyor.(04.07.2026)
Uşak'a 406,5 milyon TL yatırım yapacak olan şirket, 100 kişiye dolaylı olarak iş imkanı sağlayacak
Uşak, Eskişehir, Afyonkarahisar, Bilecik ve Kütahya’nın da Elektrik dağıtımını yapan şirketi OEDAŞ, Uşak’taki 2026 yılı yatırım programını başlattı. Şirket tarafından, kent genelinde toplam 406,5 milyon TL’lik yatırım gerçekleştireceği ve yıl boyunca 40 yeni trafo kurulacağı bildirildi. 37 kilometre enerji nakil hattı ve 24 kilometre yer altı kablolu şebeke inşa edeceğini bildiren OEDAŞ, Aydınlatma Modernizasyon Projesi kapsamında 7 bin 256 adet LED armatür dönüşümünü kaydetti. Söz konusu yatırımlar sayesinde kentte dolaylı olarak 100 kişiye dolaylı istihdam sağlanacağı bildirildi. Uşak’ın enerji altyapısını güçlendirmek ve şebeke verimliliğini artırmak amacıyla 2017-2025 yılları arasında 4,7 milyar TL yatırım yapan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), 2026 yılı çalışmalarına hız verdi. Şehir merkezinden köylere kadar geniş bir alanda yürütülecek yatırımların toplam tutarı 406 milyon 527 bin TL olarak planlandı. Hazırlanan yatırım programında nüfus hareketliliği, yeni yerleşim alanları, sanayi ve tarımsal üretim yoğunluğu ile mevsimsel tüketim değişimleri dikkate alındı. Bu kapsamda yıl içinde 40 yeni trafo devreye alınacak, şebeke kapasitesini artırmak için 37 kilometre enerji nakil hattı ve 24 kilometre yer altı kablo sistemi kurulacak.(06.07.2026)
HAFTANIN RAPORLARI
Bu hafta yayınlanmış ulusal ve uluslararası sektörel raporlar
Ember“Petrol bağımlılığından elektrik güvenliğine: AB karayolu taşımacılığı için bir dayanıklılık yol haritası”Avrupa, ulaşım sektöründe ithal petrole olan bağımlılığı nedeniyle ekonomik ve stratejik maliyetlerle karşı karşıya. Otomobiller, kamyonetler ve kamyonlar, Avrupa Birliği'nin petrol talebinin yaklaşık üçte ikisini oluşturarak bölgeyi küresel enerji istikrarsızlığına karşı savunmasız bırakıyor. Ember’in son raporuna göre, elektrikli araçlar, bu bağımlılığı kalıcı olarak azaltmak ve ithal yakıt yerine Avrupa'da yerli yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriği koymak için en etkili yol olarak sunuluyor. 2030'a kadar belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesi, yılda yaklaşık 190 milyon varil petrol tasarrufu sağlayabilir ve bu da yaklaşık 12 milyar avroluk bir maliyetten kaçınılması anlamına gelir. Raporda, bu hedeflere ulaşmak için beş temel stratejik öncelik belirlenmiş: Birinci sırada yaygınlaştırma yer alıyor. 2030'a kadar yollarda 35 milyon elektrikli otomobil, 3 milyon elektrikli kamyonet ve 200 bin elektrikli kamyonun bulunması hedefleniyor. Bu süreçte özellikle yeni kayıtların yüzde 60'ından fazlasını oluşturan kurumsal filoların elektrifikasyonu kritik bir rol oynuyor. İkinci sırada sanayi üretimi yer alıyor. Rapora göre, Avrupa'nın batarya değer zincirinde Çin gibi ülkelere olan stratejik bağımlılığını azaltması ve kendi rekabetçi sanayi altyapısını güçlendirmesi gerekiyor. Kalan 3 maddeyi ise uygun maliyetli güç, esneklik ve koruma oluşturuyor. Sonuç olarak, kara yolu taşımacılığının doğrudan elektrifikasyonu, petrol talebini azaltmak için en hızlı ve ölçeklenebilir yol olarak görülüyor. Ember’e göre bu geçişin yavaşlaması, Avrupa'nın enerji güvenliği kazanımlarını azaltacak ve bölgeyi küresel şoklara karşı daha uzun süre açıkta bırakacaktır.Rapora ulaşmak için tıklayın →
IEA“Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Alanında Nitelikli İşgücünün Sağlanması”IEA’nın son raporu, yenilenebilir enerji, elektrik şebekeleri ve enerji verimliliği sektörlerindeki istihdam eğilimlerini ve beceri ihtiyaçlarını ele alıyor. Enerji sektörü dünya genelinde istihdam artışını hızlandıran ana unsurlardan biri haline geldi ve 2024’te bu alandaki iş gücü yüzde 2,2 oranında büyüdü. Bu büyüme büyük oranda güneş enerjisi ve rüzgar teknolojilerine yapılan yatırımlardan kaynaklandı. Özellikle güneş enerjisi sektörü, 2024 yılında küresel çapta 309 bin yeni istihdam yarattı. Çin, bu sektörlerdeki toplam iş gücünün yüzde 34'ünü kapsayarak dünyadaki en büyük işveren konumunu sürdürdü. Geleceğe yönelik tahminler, bu alanlardaki istihdamın 2035'e kadar yaklaşık 35 milyona ulaşacağını gösteriyor. Ancak rapor, nitelikli iş gücü eksikliğinin projelerin hayata geçirilmesinde ciddi bir engel oluşturduğuna dikkat çekti. Şirketlerin yüzde 40'ından fazlası teknik becerilere sahip çalışan bulmakta zorlandığı için operasyonel darboğazlar, proje gecikmeleri ve maliyet artışları yaşadı. Ayrıca sektördeki mevcut iş gücü giderek yaşlanıyor ve gençlerin bu kariyere olan ilgisi beklenen seviyenin altında kalıyor. Kadınların toplam enerji iş gücündeki payı ise sadece yüzde 20 civarında seyrediyor. Bu sorunları çözmek için çeşitli politika önlemleri öneriliyor. Eğitim sistemlerinin sektörün hızla değişen ihtiyaçlarına uyum sağlaması ve endüstri ile eğitim kurumları arasında daha güçlü iş birlikleri kurulması büyük önem taşıyor. Hükümetler, daha fazla insanı bu alanlara çekmek için burslar, ücretsiz eğitimler ve yeniden beceri kazandırma programları gibi teşvikler uyguluyor. Özellikle kadınlar ve gençler gibi yeterince temsil edilmeyen grupların sektöre kazandırılması için çeşitli kapsayıcı stratejiler geliştiriliyor.Rapora ulaşmak için tıklayın →
İNFOGRAFİK
GÖRÜNMEZ KAHRAMANLAR
HAFTANIN FOTOĞRAFI
Sıcaklığın zorladığı anlarda bile durmadan çalışan Akdeniz EDAŞ ekipleri, görünmeyen emekleriyle yaşamın enerjisini kesintisiz kılıyor.