557. Sayı
AB, yılda 260 milyar avro tasarruf etme hedefiyle elektrifikasyonu hızlandırıyor
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Elektrifikasyon Aksiyon Planı'nı açıkladı. Plandan derlenen bilgilere göre, ABD/İsrail-İran Savaşı sonrası yaşanan enerji krizi AB'nin fosil yakıtlara bağımlılığının yarattığı riskleri son 5 yılda ikinci kez gösterdi. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın 2022'de başlamasının ardından Rus gazı tedarikinin kesilmesiyle ilk enerji şokunu yaşayan AB ekonomileri, petrol ve gaz fiyatlarındaki sert artışlar nedeniyle geniş çaplı olumsuz etkiler yaşamıştı. AB, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle artan fiyatlar nedeniyle fosil yakıt ithalatı için 50 milyar avrodan fazla ilave fatura ödedi. Yükselen enerji faturası, enflasyonist baskılar oluştururken, faiz artışlarına da yol açıyor. Birliğin enerji tüketiminin yaklaşık yarısı ithal edilen fosil yakıtlara bağımlı olduğundan, jeopolitik gerilimler "yapısal bir kırılganlık" oluşturuyor. Bu kapsamda AB, enerji güvenliğini artırmak, sert fiyat hareketlerine karşı ekonomileri korumak ve fosil yakıt bağımlılığını azaltmak amacıyla elektrifikasyonu artırıyor. Merkezinde elektrifikasyonun yer aldığı hızlandırılmış enerji dönüşümünün, 2040'a kadar AB'nin doğal gaz ithalatını yüzde 70'ten ve ham petrol ithalatını ise yüzde 40'tan fazla azaltabileceği öngörülüyor. AB'nin 2040'a kadar fosil yakıt faturasını yılda 260 milyar avro düşürebileceği hesaplanan plan kapsamında, elektrifikasyonun bu dönemde yüzde 46'ya çıkarılması hedefleniyor. Bu hedef, "yasal bağlayıcılığı olmayan bir hedef" olarak açıklandı.
Üç fazlı alternatif akım sistemlerini geliştirerek modern elektrik iletim şebekelerinin yaygınlaşmasını sağladı.Charles Proteus Steinmetz (1865–1923)
BU HABERLERİ DUYDUNUZ MU?
TEDAŞ ve ISSA'dan elektrik dağıtımında güçlü güvenlik kültürü için ortak adım
Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) ile Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı (ISSA) işbirliğinde düzenlenen "Vision Zero 'Together for Life' Sempozyumu" önemli mesajlarla tamamlandı. TEDAŞ'tan yapılan açıklamaya göre, ISSA işbirliğinde düzenlenen sempozyum, elektrik dağıtım sektöründe iş sağlığı ve güvenliği kültürünün güçlendirilmesi ve uluslararası iyi uygulamaların paylaşılması doğrultusunda ortak çalışma anlayışının geliştirilmesine yönelik adımlarla tamamlandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın himayelerinde, TEDAŞ İstanbul Uluslararası Eğitim ve Sertifikasyon Merkezi İşletme Müdürlüğünde gerçekleştirilen sempozyuma, Alman Kaza Sigortası Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Nevzat Bağlı, ISSA Elektrik, Gaz ve Su Bölümü Başkanı Jens Juhling, Vision Zero Yönlendirme Komitesi Başkanı Helmut Ehnes, Alman Kaza Sigortası Kurumu Direktör Yardımcısı Sven Timm ve Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, 21 elektrik dağıtım şirketinin üst düzey yöneticileri, TEDAŞ çalışanları, iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri ve sektör temsilcileri katıldı.
Elektrikli araçların şarj tüketimi yılın ilk yarısında yüzde 153,5 arttı
Türkiye'de elektrikli araçların şarj hizmeti kapsamında tükettiği elektrik miktarı, yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 153,5 artarak 392 bin 252 megavatsaate ulaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) yapılan açıklamaya göre, elektrikli araç kullanımındaki artışa paralel olarak Türkiye genelindeki şarj istasyonlarının kullanım yoğunluğu da yükseldi. Bu yılın ilk yarısında, şarj ağı işletmeci lisansı sahibi şirketler tarafından işletilen istasyonlarda 15 milyon 408 bin 578 şarj işlemi gerçekleştirildi. Söz konusu dönemde toplam şarj süresi 17 milyon 569 bin 444 saate ulaşırken, şarj hizmetine bağlı elektrik tüketimi 392 bin 252 megavatsaat, şarj hizmeti sunumu kapsamında kurulu şarj noktası 45 bin 97 olarak kayıtlara geçti.
Otomobilde dizel ve LPG'nin payı azalırken hibrit ve elektrikliye ilgi artıyor
Türkiye'de trafiğe kayıtlı otomobiller arasında dizel ve LPG yakıtlı otomobillerin oranı 2020'den bu yana gerilerken hibrit ve elektrikli otomobil payındaki artış dikkati çekti. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) motorlu kara taşıtları istatistiklerinden derlenen bilgiye göre, trafiğe kayıtlı araç sayısı bu yılın haziran sonu itibarıyla geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,7 artarak, 32 milyon 366 bin 546'dan 34 milyon 545 bin 132'ye yükseldi. Söz konusu taşıtların yüzde 51,7'sini otomobil, yüzde 21,5'ini motosiklet, yüzde 14,4'ünü kamyonet, yüzde 6,8'ini traktör, yüzde 3,1'ini kamyon, yüzde 1,6'sını minibüs, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Bu yılın haziran ayında trafiğe kaydı yapılan 194 bin 740 taşıt içinde motosiklet yüzde 49,4 ile ilk sırada, otomobil yüzde 37,8 ile ikinci sırada yer aldı.
Suat Sarıgül TEDAŞ Genel Müdürlüğü Görevine Atandı
Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) Genel Müdürlüğü görevine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın danışmanı Suat Sarıgül vekaleten atandı. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olan Sarıgül, meslek hayatına 2007 yılında Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak başladı. 2011 yılında Vergi Müfettişi olarak atanan Sarıgül, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının kuruluş ve yapılanma sürecinde çeşitli idari görevler üstlendi. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığında Gelir İdaresi Grup Müdürlüğü görevini yürüten Sarıgül, daha sonra Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Denetleme Kurulu Üyeliği, İstanbul Takas ve Saklama Bankası AŞ Yönetim Kurulu Üyeliği ile Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Vergi Konseyi Üyeliği ve Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı gibi çeşitli üst düzey görevlerde bulundu. 2024 yılının mart ayından bu yana Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında Bakan Danışmanı olarak görev yapan Sarıgül, TEDAŞ Genel Müdürlüğü görevini vekaleten yürütecek.
Güneş ve rüzgar kapasitesi büyürken enerji sistemlerinde esneklik ihtiyacı artıyor
Güneş ve rüzgar enerjisindeki hızlı kapasite artışı, enerji dönüşümünün odağını yeni santral yatırımlarından, üretilen elektriğin güvenli, ekonomik ve kesintisiz şekilde yönetilmesine kaydırıyor. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve sektör raporlarından derlenen bilgilere göre, küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü geçen yıl rekor artışla 5 bin 149 gigavata ulaştı. Güneş ve rüzgar yatırımlarının hız kazanmasıyla özellikle ABD, Avrupa ve Çin gibi büyük piyasalarda enerji sektörünün gündeminde artık yalnızca yeni kapasite yatırımları değil, elektrik sistemlerinin esnekliği ve şebeke altyapısı öne çıkıyor. Güneşin özellikle öğle saatlerinde, rüzgarın ise uygun hava koşullarında yüksek üretim yapması, bazı dönemlerde arzın talebi aşmasına neden oluyor. Elektriğin büyük ölçüde üretildiği anda tüketilmesi gerektiğinden, fazla üretimin depolanamaması veya farklı bölgelere aktarılamaması elektrik piyasalarında fiyatların sıfırın altına inmesine yol açabiliyor. Bu nedenle enerji dönüşümünün yeni aşamasında temel mesele, daha fazla güneş ve rüzgar santrali kurmanın yanı sıra değişken yenilenebilir üretimi günün farklı saatlerinde etkin biçimde yönetmek haline geliyor.
Küresel elektrik talebindeki artışın bu yıl hızlanması bekleniyor
Dünyada elektrikli araçlar, soğutma sistemleri ve veri merkezlerindeki kullanımın güçlenmesiyle elektrik talebindeki artışın bu yıl hız kazanacağı öngörülüyor. Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Yıl Ortası Elektrik Sektörü Güncellemesi raporuna göre, dünyada elektrik talebinin 2025'teki yüzde 3 seviyesinden bu yıl yüzde 3,6'ya ve 2027'de yüzde 3,8'e çıkacağı tahmin ediliyor. Bu talep artışında sanayi, elektrikli araçlar, soğutma sistemleri ve veri merkezlerinde büyüyen elektrik tüketimi güçlü rol oynuyor. Öte yandan, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle yaşanan enerji krizi birçok bölgede elektrik maliyetlerini artırırken bu durum elektrik piyasalarının dayanıklılığını test ediyor. Dünyanın en büyük ekonomilerinin elektrik tüketiminde bu yıl güçlü artış bekleniyor. Çin'in elektrik talebinin 2025'teki yüzde 3,2 seviyesinden bu yıl yüzde 5,5'e çıkacağı öngörülüyor. Hindistan'da ise geçen yıl yüzde 1,6 büyüyen elektrik talebinin bu yıl yüzde 7 artacağı tahmin ediliyor. ABD ve Avrupa Birliği'nde ise elektrik talebinin yüzde 2 seviyesinde artacağı hesaplanıyor.
Yüksek petrol fiyatları yenilenebilir enerji yatırımlarının cazibesini artırıyor
Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilimin küresel enerji arzı ve deniz taşımacılığında yeni aksama ve maliyet artışı endişeleriyle yükselen petrol fiyatları, yenilenebilir enerji yatırımlarının cazibesini artırıyor. Uluslararası piyasada referans kabul edilen Brent türü ham petrolün vadeli varil fiyatı, saldırılardan önceki son işlem günü olan 27 Şubat'ta 72,48 dolardan kapanırken ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri hamleleri ve yeni askeri seçeneklerin gündeme gelmesiyle 30 Nisan'da 126,41 dolara çıkarak savaşın başından beri en yüksek seviyesini test etti. Dün 96,46 dolardan kapanan Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.52 itibarıyla 98,09 dolardan işlem görüyor. ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemileri tehdit etme kabiliyetini zayıflatmayı amaçlayan saldırıları sürerken İran da ABD üslerine yönelik misillemelerine devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın Hürmüz'deki gemilere saldırması durumunda "Tahran'dakiler dahil olmak üzere bir köprü veya enerji santralini bombalayacaklarını" açıklaması da petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu. Son çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatını aksatabileceğine ilişkin endişeler sürerken Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukasının ardından Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik riskinin artması da fiyatları destekliyor. Hürmüz'ün ardından Babülmendep Boğazı'nda da güvenlik risklerinin yükselmesi, küresel enerji arzı ve deniz taşımacılığında yeni aksama ve maliyet artışı endişelerini güçlendiriyor. Yükselen petrol fiyatlarının tek başına enerji yatırımlarındaki kararları belirlemediği, para politikaları, kamu destekleri ve karbon nötr hedeflerinin de yatırım kararlarında etkili olduğu ifade ediliyor. Buna rağmen enerji güvenliği ve iklim hedeflerinin öne çıktığı mevcut ortamda yüksek fosil yakıt fiyatlarının, orta ve uzun vadede yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen önemli bir itici güç olmaya devam edeceği belirtiliyor.
Hidroelektrik üretimi enerji ithalatını yaklaşık 5 milyar dolar azalttı
Hidroelektrik Santralları Sanayi ve İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, bu yıl yağışların ve su rejiminin olumlu seyretmesiyle hidroelektrik üretiminde tarihi rekorlara ulaşıldığını belirterek, söz konusu üretimin doğal gazın yerini alması sayesinde yaklaşık 5 milyar dolarlık enerji ithalatının önüne geçildiğini bildirdi. Anadolu Ajansı Enerji Terminali programına konuk olan Güven, 2026'nın hidroelektrik sektörü açısından son derece verimli geçtiğini söyledi. Güven, geçen yılın kurak geçtiğini anımsatarak, bu yıl ise yağışlar, kar örtüsü ve yeraltı su kaynaklarının olumlu katkısıyla hidroelektrik üretiminde önemli artış yaşandığını ifade etti. Türkiye'nin toplam kurulu gücünün 125 bin 800 megavat seviyesinde bulunduğunu kaydeden Güven, bunun 32 bin 314 megavatlık bölümünü hidroelektrik santrallerinin oluşturduğunu dile getirdi. Güven, yılın ilk 6 ayında hidroelektrik santrallerinin toplam elektrik üretiminin yüzde 33,8'ini karşıladığına işaret ederek, bu performansın enerji arz güvenliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Dünya Bankası Grubu'ndan Uludağ Enerji'ye yatırım
Dünya Bankası Grubu'nun özel sektör kolu Uluslararası Finans Kurumu (IFC), elektrik dağıtım ve perakende satış alanında faaliyet gösteren Uludağ Enerji'ye öz sermaye yatırımı yaptığını duyurdu. Yatırım, Türkiye’nin kuzeybatısında elektrik altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Modernizasyon çalışmaları sayesinde, hanehalkı ve işletmeler için daha güvenilir elektrik arzı desteklenecek. IFC ile birlikte, Proparco da öz sermaye yatırımcısı olarak katılacak. Actis’in çoğunluk hissedarı olduğu Uluğ Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ bünyesinde faaliyet gösteren Uludağ Enerji, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da elektrik altyapısının yenilenmesi ve genişletilmesi için kapsamlı bir yatırım programı yürütüyor. Yeni yatırım, bu programı destekleyerek bölgede hane halkı ve işletmeler için elektrik arz güvenilirliğinin artırılmasına katkı sağlayacak.
DEK Enerji İş Konseyi Başkan Yardımcısı Birol Ergüven, Türkiye’nin Enerji Dönüşümü ve Dijitalleşme Vizyonunu Değerlendirdi
BloombergHT’de 17 Temmuz’da yayınlanan Gelecek Enerji programına konuk olan DEK Enerji İş Konseyi Başkan Yardımcısı Birol Ergüven, içinde bulunduğumuz dönemi bir "elektrik çağı" olarak tanımlayarak, enerjide dijitalleşme, elektrifikasyon ve Türkiye'nin bölgesel bir enerji ticaret merkezi olma hedeflerini masaya yatırdı. Programda, Türkiye'nin güçlü şebeke altyapısından yeni YEKA yarışmalarının yatırımcı için önemine, veri merkezlerinin artan enerji talebinden elektrik ihracatı stratejilerine kadar geniş bir vizyon paylaşıldı.Ergüven, son 20 yılda Türkiye'de elektrik sektörünün devlet tekelinden çıkarak binlerce üretici ve tüketicinin dahil olduğu, serbest piyasa kurallarının işlediği komplike bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Bu yeni dönemde yönetimin artık algoritmalar ve teknolojiyle yapıldığını vurgulayan Ergüven; dijital ikizler, yapay zeka destekli talep tahminleri ve kestirimci bakım hizmetlerinin modern şebeke yönetiminin olmazsa olmazı haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin şebeke altyapısının son 20 yıldaki yenilemeler sayesinde pek çok Avrupa ülkesinden daha sağlam ve modern bir durumda olduğu kaydedildi.Enerji bağımsızlığı için kaynak çeşitliliğinin "oyunun değişmez kuralı" olduğuna dikkat çeken Ergüven; yenilenebilir enerjinin yanı sıra nükleer, termik, doğal gaz ve yerli kömür gibi tüm enstrümanların sistemde yer alması gerektiğini belirtti. Özellikle yeni açıklanan 2400 MW’lık YEKA ihalelerinin yatırımcı için öngörülebilir bir gelir kapısı sunduğunu ve bu yatırımların arzı artırarak son tüketici fiyatlarını aşağı çekeceğini savundu. Ayrıca, depolama sistemlerinin gelecekte yenilenebilir enerjinin sürekliliği ve şebeke stabilitesi için tamamlayıcı bir unsur olarak kritik rol oynayacağı vurgulandı.Programda Türkiye’nin sadece bir enerji koridoru değil, gerçek bir "Enerji Ticaret Merkezi" olma hedefi de öne çıktı. Ergüven, Türkiye'nin bölgesindeki en derin ve gelişmiş enerji piyasasına sahip olduğunu belirterek; komşu ülkelerle (Irak, Suriye, Bulgaristan vb.) entegrasyonun artırılması ve yüksek voltajlı DC iletim hatlarıyla elektrik ihracatçısı bir konuma gelinmesi gerektiğini söyledi. Geleceğin en büyük enerji tüketicisi olması beklenen yapay zeka ve veri merkezleri için Türkiye’nin bir üs haline gelmesi önerilirken, bu tesislerin şebeke yükünü yönetmek adına doğrudan üretim santrallerinin yanına kurulabileceği stratejisi paylaşıldı. Programın sonunda Ergüven, genç mühendislere okul eğitimiyle sınırlı kalmamaları, meraklı olmaları ve iletişim becerilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.
Rosatom: Akkuyu NGS’de devreye alma çalışmalarına aylar kaldı
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) devreye alma çalışmalarının başlamasına sayılı aylar kaldığını belirterek, projenin hızlandırılması için azami çaba gösterdiklerini kaydetti. Rosatom’dan yapılan açıklamada Likhachev, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile gerçekleştirdiği görüşmeyi değerlendirdi. Akkuyu NGS’de inşaat ile devreye alma çalışmalarının başarıyla sürdüğünü aktaran Likhachev, “Devreye alma çalışmalarının başlamasına sayılı aylar kaldı. Müşteri tarafının temsilcileriyle birlikte tüm üretim süreçlerini hızlandırmak için azami çabayı gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı. Likhachev, projenin yabancı finans kuruluşlarının tutumu, Avrupalı tedarikçilerin engellemeleri ve bazı Batılı kamu kurumlarının doğrudan müdahaleleri nedeniyle baskı altında bulunduğunu vurgulayarak, bu durumun maliyetler ve takvim üzerinde etkili olduğunu kaydetti. Projedeki risklerin telafi edilmesi ve ekonomik verimliliğin artırılmasının önem taşıdığına işaret eden Likhachev, Türk tarafının da Akkuyu NGS dahil nükleer enerji sektörünü desteklemeye yönelik çeşitli yasal düzenlemeleri hayata geçirdiğini belirtti.
SETA Araştırmacısı Büşra Zeynep Özdemir, Enerji Diplomasisi ve Türkiye'nin Küresel Enerji Denklemindeki Stratejik Rolünü Değerlendirdi
BloombergHT’de 24 Temmuz’da yayınlanan Gelecek Enerji programına konuk olan SETA Vakfı Enerji Politikaları Araştırmacısı Büşra Zeynep Özdemir, enerjinin tarih boyunca ekonomi ve siyasetle iç içe olduğunu, günümüzde ise dış politikanın en temel belirleyicilerinden biri haline geldiğini ifade etti. Türkiye'nin jeostratejik konumuyla sadece kendi arz güvenliğini sağlamakla kalmayıp, bölge ülkeleri için de kritik bir aktör haline geldiği programda vurgulandı. Programda, Türkiye'nin doğal gaz ticaret merkezi olma hedefinden Afrika’daki kritik mineral stratejisine, Suriye’nin enerji altyapısının yeniden inşasından nükleer enerji ve temiz kömür teknolojilerinin geleceğine kadar geniş bir perspektif sunuldu.Özdemir, enerji diplomasisinin artık sadece petrol ve kömürle sınırlı olmadığını; doğal gaz, LNG kontratları, kritik mineraller ve yenilenebilir enerji teknolojilerini de kapsayan çok bileşenli bir yapıya dönüştüğünü belirtti. 1973 petrol krizinden bu yana siyasetin enerjiyi şekillendirdiğini hatırlatan Özdemir, Türkiye’nin 2017 yılında açıklanan Milli Enerji ve Maden Politikası ile bu alanda çok önemli bir vizyon ortaya koyduğuna dikkat çekti. Bakü-Tiflis-Ceyhan, TANAP ve Türk Akım gibi dev projelerin sadece Türkiye’nin değil, Avrupa ve bölgenin de arz güvenliğine hizmet ettiği kaydedildi.Özdemir, Türkiye'nin "Enerji Ticaret Merkezi" (Hub) olma hedefi doğrultusunda teknik altyapısını hızla geliştirdiğini paylaştı.. Bir ticaret merkezi olabilmek için "yüksek derinlikli bir piyasa" ve fiyatlandırma mekanizmasının (örneğin Hollanda'daki TTF gibi) gerekliliği vurgulandı. Programda dikkat çekilen bir diğer önemli başlık ise "yeni dönemin petrolü" olarak adlandırılan kritik mineraller ve nadir toprak elementleri oldu. Türkiye'nin Beylikova’da dünyanın tek sahadaki en büyük üçüncü rezervine sahip olduğu hatırlatılarak; Afrika açılımının (Somali, Libya gibi) sadece diplomatik değil, bir "değer zinciri" oluşturma stratejisi olduğu vurgulandı. Türkiye'nin hedefinin sadece maden çıkarmak değil, "know-how" transferi ile bu madenleri ileri teknolojili ürünlere dönüştürecek rafinasyon tesislerini kurmak olduğu belirtildi.
Elder Akademi kapsamında düzenlenen Elektrik Dağıtım Şebekelerinde Planlama Eğitimi tamamlandı
22-23-24 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen eğitimde; şebeke planlama süreçleri, yük tahmini ve talep analizi, yatırım önceliklendirme, yenilenebilir enerji ve dağıtık üretim entegrasyonu gibi elektrik dağıtım sektörünün kritik teknik başlıkları ele alındı. Elder Eğitim Koordinatörü Ekrem Yıldırım’ın koordinasyonunda, dernek merkezinde yüz yüze gerçekleştirilen üç günlük program; MERAM EDAŞ çalışanlarından Master Plan Kıdemli Baş Mühendisi İsmail Bagcı, Şebeke Planlama Müdür Yardımcısı Hasan KURT ve Şebeke Planlama Müdürü Serhat Evin tarafından verildi.
EDAŞ GÜNDEMİ
Türkiye’nin elektrik dağıtım şirketlerine dair önemli gelişmeler
UEDAŞ'tan Elder'in 24 Derece ile Mümkün Kampanyasına Anlamlı Destek
Güney Marmara’da 5 milyondan fazla kişiye elektrik dağıtım hizmeti sunan UEDAŞ, sadece elektrik dağıtım hizmetleriyle değil, toplumsal fayda projeleriyle de öne çıkıyor. UEDAŞ, ELDER’in öncülüğünde yürütülen “#24DereceİleMümkün” farkındalık kampanyasına “Trafolar Konuşuyor” Projesiyle destek verdi. Klima kullanımında 24 dereceyi öneren çalışma, vatandaşları hem enerji tasarrufuna hem de çevrenin korunmasına davet ediyor. Trafonun üzerine yerleştirilecek karekod sayesinde vatandaşlar enerji verimliliğiyle ilgili detaylı bilgilere de ulaşabilecek. UEDAŞ'tan Enerji Verimliliğine Sanatsal Dokunuş Elektrik dağıtım hizmeti sunduğu Güney Marmara'da yalnızca enerji altyapısına değil, toplumsal farkındalık çalışmalarına da yatırım yapan UEDAŞ, 2017 yılından bu yana sürdürdüğü "Trafolar Konuşuyor" projesine yeni bir tema ekledi. Daha önce kadına şiddet, toplumsal cinsiyet eşitliği ve trafik kuralları gibi sosyal konuları trafolara taşıyan şirket, bu kez enerji tasarrufuna dikkat çekmek amacıyla "24 Derece ile Mümkün" mesajını vatandaşlarla buluşturdu. Yaz aylarında artan klima kullanımının enerji tüketimini önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken çalışma, klimaların 24 derecede çalıştırılmasının hem enerji verimliliğine katkı sunduğunu hem de karbon salınımının azaltılmasına destek olduğunu vurguluyor.(18.07.2026)
SEDAŞ Bölge Müdürlüğü Sayısını 7'ye Çıkardı
SEDAŞ, yeni organizasyon yapısı kapsamında bölge müdürlüğü sayısını 7'ye, operasyon merkezi sayısını ise 24'e çıkardı. Yeni yapılanma doğrultusunda Erenler Bölge Müdürlüğü hizmete başlarken, Gebze Bölge Müdürlüğü binasının da yeniden inşa edilerek yıl sonuna kadar hizmete açılması hedefleniyor. Akkök Holding, Torunlar Enerji ve Başkent Doğalgaz ortaklığıyla Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce illerinde elektrik dağıtım hizmeti sunan Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ (SEDAŞ), saha organizasyonunu daha etkin hale getirmek amacıyla yeni organizasyon yapısıyla saha operasyonlarını daha etkin hale getiriyor. Yeni organizasyon yapısıyla birlikte bölge müdürlüğü sayısını 7'ye, operasyon merkezi sayısını ise 24'e çıkaran şirket, yerinde yönetim anlayışını daha da güçlendirerek saha operasyonlarında hız, koordinasyon ve verimliliği artırmayı hedefliyor.(20.07.2026)
Fırat ve Çoruh EDAŞ mobil uygulamasını güncelledi
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz illerinde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat EDAŞ ile Çoruh EDAŞ, mobil uygulamalarını yeniledi, kullanıcılar arıza ve kesinti bildirimlerini uygulama üzerinden iletebilecek. Kaynak: Fırat ve Çoruh EDAŞ dijital altyapısını yeniledi. Yenilenen mobil uygulamalar üzerinden anlık elektrik arızaları ve sokak aydınlatma ihbarları iletilebiliyor. Tüketiciler bölgedeki yatırım, bakım ve onarım faaliyetleri kaynaklı planlı kesintiler hakkında bilgi alabiliyor. Sistem üzerinden fatura oluşturma, geçmiş dönem kaçak kullanım faturası görüntüleme ve kaçak fatura tahsilat işlemleri gerçekleştirilebiliyor. Uygulamalar ilgili şirketlerin internet siteleri üzerinden erişime sunuluyor. Kaynak: Fırat ve Çoruh EDAŞ dijital altyapısını yeniledi. (21.07.2026)
"Enerjinin Yıldızları" projesi elektrik dağıtım sektörüne 623 mezun kazandırdı
Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ), Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ (AEDAŞ) ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım AŞ (ÇEDAŞ) tarafından yürütülen "Enerjinin Yıldızları" projesi kapsamında 2025-2026 eğitim öğretim yılında 118 öğrenci mezun oldu. Şirketlerden yapılan açıklamaya göre, elektrik dağıtım sektöründe "yaparak ve yaşayarak öğrenme modeli" ile nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sağlayan proje, İstanbul Avrupa Yakası, Antalya ve Sivas'ta uygulanıyor. Genç istihdamını desteklemek amacıyla yürütülen proje kapsamında, bu yıl 118 öğrenci mezun olurken, projenin başladığı 2018-2019 döneminden bu yana programa katılan toplam öğrenci sayısı 737, mezun sayısı ise 623 oldu.(27.07.2026)
Aras Elektrik’e teşekkür plaketi
Aras Elektrik, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen 2025 Yılı Feridun Fazıl Özsoy Başarılı Gazeteciler Ödül Töreni’nde, bölge basınına sunduğu katkılar ve medya kuruluşlarıyla geliştirdiği iş birliği dolayısıyla teşekkür plaketine layık görüldü. Polat Otel Palandöken’de gerçekleştirilen törende, basın mensuplarının toplumun doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiye erişimindeki önemli rolüne dikkat çekilirken, yerel basına katkı sağlayan kurum ve kuruluşlar da teşekkür plaketiyle onurlandırıldı. Aras Elektrik adına takdim edilen plaket, şirketin bölge basınıyla kurduğu güçlü iletişim ve yerel medyaya verdiği desteğin bir göstergesi oldu.(27.07.2026)
HAFTANIN RAPORLARI
Bu hafta yayınlanmış ulusal ve uluslararası sektörel raporlar
Ember“Elinizin altında enerji: AB’deki hidroelektrik devleri, yeni şebekeler kurmadan 25 GW yenilenebilir enerji kapasitesi ekleyebilir”Avrupa genelinde şebeke kapasitesi yetersizliği ciddi bir sorun oluşturuyor ve yeni yenilenebilir enerji projelerinin sisteme bağlanmasını engelliyor. Ancak mevcut hidroelektrik santrallerine rüzgar ve güneş enerjisi ekleyerek bu darboğazı aşmak mümkün oluyor. Hibritleşme denilen bu model sayesinde, analiz edilen 7 AB ülkesinde yeni bir şebeke yatırımına ihtiyaç duymadan 25 GW yenilenebilir enerji kapasitesi sisteme dahil edilebiliyor. Özellikle Avusturya ve Bulgaristan gibi şebeke kapasitesinin tamamen dolduğu ülkelerde bu yöntem, yeni iletim hatlarının inşasını beklemeden temiz enerji üretimini artırıyor. Mevcut hidroelektrik tesisleri günün büyük bölümünde şebeke bağlantı kapasitesini tam kullanmıyor ve tesislerin ortalama kullanım oranı %19 seviyesinde kalıyor. Rüzgar ve güneş enerjisi aynı bağlantı noktasından sisteme dahil edildiğinde, mevcut altyapının kullanım verimliliği neredeyse iki katına çıkıyor. Bu durum, dağıtım ve iletim ağlarının genişletilmesi için gereken yüksek maliyetli yatırımlara olan ihtiyacı azaltıyor ve ağ tarifeleri üzerindeki baskıyı hafifletiyor. Özellikle güneş enerjisinin gündüz saatlerindeki üretimi ile hidroelektrik santrallerinin sabah ve akşam saatlerindeki üretim yoğunluğu birbirini teknik olarak tamamlıyor. Şu an için 7 odak ülke arasında sadece İspanya ve Portekiz hibrit projeleri destekleyen özel yasal düzenlemelere sahip bulunuyor. Bu ülkelerde hibrit tesisler şebeke bağlantı kuyruklarında öncelik alıyor ve çevresel izin süreçleri hızlandırılıyor. Fransa ve Bulgaristan gibi ülkelerde ise kapsamlı bir mevzuat henüz olmamasına rağmen ticari projeler şebeke kısıtlarını aşmak için hayata geçmeye başladı. Dağıtım birliği yöneticileri için bu model, mevcut altyapıyı en verimli şekilde kullanırken yatırım maliyetlerini düşüren ve enerji arz güvenliğini artıran stratejik bir çözüm sunuyor.Rapora ulaşmak için tıklayın →
Avrupa Komisyonu“AB Komisyonu Elektrifikasyon Eylem Planı”AB Komisyonu, Avrupa'nın fosil yakıt bağımlılığını kırmak ve rekabet gücünü artırmak amacıyla radikal bir elektrikleşme hamlesi başlatıyor. Son 10 yıldır %23 seviyesinde durağan seyreden elektrikleşme oranını 2040 yılına kadar %46'ya çıkarmayı hedefliyor. Bu süreçte elektrik şebekelerinin üretkenliğini artırmak ve bağlantı süreçlerindeki gecikmeleri gidermek en öncelikli konular arasında yer alıyor. Dağıtım şebekeleri bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor ancak bağlantı kuyrukları ve mevcut kapasitenin yetersiz kullanımı ciddi bir engel teşkil ediyor. Bu engelleri aşmak için şebeke tarifelerini elektrikleşmeyi teşvik edecek şekilde yeniden düzenleyen ve akıllı sayaç kullanımını hızlandıran yeni bir yasal düzenleme geliyor. Komisyon, elektrik fiyatlarının gaz fiyatlarına oranını 2030 yılına kadar hanehalkı için en fazla 2,5, sanayi için ise 2 seviyesine indirmeyi amaçlıyor. Enerji depolama ve esneklik hizmetleri, sistemin güvenliği ve maliyetlerin düşürülmesi için kritik bir rol oynuyor. Mevcut 55 GW olan depolama kapasitesinin 2030 yılına kadar 200 GW'a çıkarılması planlanıyor. Özellikle elektrikli araçların akıllı şarj edilmesi ve şebekeye geri elektrik vermesi gibi teknolojiler, altyapı yatırım ihtiyacını azaltarak büyük tasarruf sağlıyor. Sanayi, ulaşım ve binalarda elektrikli çözümlere geçişi hızlandırmak için yüksek ilk yatırım maliyetleri ve vergi yükleri üzerinde çalışılıyor. Isı pompalarının yaygınlaştırılması ve ağır vasıta ulaşımının elektrikleşmesi için şebeke bağlantı altyapısının güçlendirilmesi isteniyor. Avrupa Yatırım Bankası, bu dönüşümü desteklemek amacıyla önümüzdeki üç yıl içinde şebekeler ve depolama çözümleri dahil olmak üzere elektrikleşme projelerine 75 milyar avronun üzerinde finansman sağlıyor.Rapora ulaşmak için tıklayın →
İNFOGRAFİK
GÖRÜNMEZ KAHRAMANLAR
HAFTANIN FOTOĞRAFI
Tarihin izinde, denizin kıyısında… Adm Elektrik çalışanları, enerjiyi yaşamla buluşturmak için her noktada özveriyle görev yapıyor.